Anadolu liseleri doldu, meslek ve imam hatipler boş kaldı!

Anadolu liseleri doldu, meslek ve imam hatipler boş kaldı!
Anadolu lisesi doluluk oranı yüzde 95.1 olurken, doldurulması amaçlanan meslek ve imam hatip kontenjanları yine boş kaldı.
Meslek ve imam hatip lisesi dayatması olduğu için eleştirilen yeni liselere geçiş sistemiyle binlerce öğrenci açıkta kaldı. Üçü aynı okul türünden olmak üzere sadece beş tane tercih hakkı tanınan öğrenciler, Anadolu lisesini tercih etti. Meslek ve imam hatip kontenjanları tercih dayatmasına rağmen dolmadı. Meslek liselerinin doluluk oranı yüzde 55.5, imam hatip liselerinin ise yüzde 52.3'te kaldı. Anadolu liselerinin doluluk oranı ise yüzde 95.1 oldu. Hiçbir yere yerleşemeyen, mağdur öğrenci sayısının ise 200 bin civarında olduğu belirtiliyor. Eğitimciler Milli Eğitim Bakanı'na çağrı yaparak, Anadolu lisesi kontenjanlarının artırılmasını ve tercih kısıtlamasının kaldırılmasını istedi.
 
Eğitim Sen Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Bozdoğan, “Birinci olarak bu sistemin kayıp kabul edebileceğimiz 173 bin öğrencisi var” dedi. Milli Eğitim Eski Bakanı İsmet Yılmaz'ın 1 milyon 180 bin öğrencinin ortaöğretime geçiş yapacağını açıkladığını hatırlatan Bozdoğan, “1 milyon 7 bin öğrenci yerel yerleştirme için başvuruda bulundu. 173 bin kayıp öğrenci var. Bizim tahminimiz, bu sayının çok büyük bir bölümü özel okulları tercih eden öğrenciler. Diğer yandan, yerel yerleştirme sonucunda hiçbir yere yerleştirilemeyen 91 bin 687 öğrenci var. Bunun dışında yerel yerleştirmede 4. 5. tercihine yerleştirilen öğrenciler var ki bunlar istemedikleri okul türüne yerleşen öğrenciler. Bunların sayısı da 92 bin 10 kişi. Toplamında 183 bin 697 öğrenci birinci aşamada mağdur olmuş oluyor. Hiç yerleşememiş ve istemediği okul türüne yerleşmiş öğrencilerin sayısı bu. Bilindiği gibi tercihlerde kısıtlama yapılmış, beş tercih hakkı tanınmış, ancak sadece üç tane aynı okul türünü seçme hakkı verilmişti çocuklara” dedi.
 
ÖĞRENCİLERİN YÜZDE 10’U ÖZEL OKULLARA GİTTİ
 
162 bin 109 öğrencinin yani ortaokuldan mezun olan öğrencilerin neredeyse yüzde 10’u MEB’in kurduğu ortaöğretime geçiş sistemine hiç dahil olmadığını belirten Bozdoğan, “Bu öğrencilerin doğrudan özel okullara gittiğini düşünüyoruz. Bu sistemin özel okullara yönlendirdiğini söylemiştik, doğru çıktığını görüyoruz” diye konuştu.
 
SINAVA GİREN ÖĞRENCİLERİN YÜZDE 70’İ YERLEŞEMEDİ
 
Bozdoğan, “Merkezi yerleştirmeye 437 bin 70 öğrenci başvuru yapıyor, 127 bin 480 öğrenci yerleşiyor. Yerleşme oranı yüzde 21.1, yerleşememe oranı yüzde 70.9. Toplamında başvuru yapıp da yerleşemeyen öğrenci sayısı 309 bin 590. Bu rakam bize, akademik eğitim almak isteyen öğrenci sayısı veriyor. Bakanlık öğrencilerin bu taleplerini dikkate almak yerine, görmezden geliyor” dedi.
 
Bozdoğan, kontenjanlarla ilgili bilgi de verdi. Buna göre, Anadolu liselerinde sadece 21 bin açık kontenjan var. Doluluk oranı yüzde 95.1. Buna karşın meslek liselerinin doluluk oranı yüzde 55.5, imam hatip liselerinin ise yüzde doluluk oranı yüzde 52.3'te kaldı.
 
KOMİSYONLARA MECBUR KALACAKLAR
 
Öğrencilerin Anadolu lisesine gitmek istediğini anlatan Bozdoğan, “Açıkta kalan 182 bin öğrencinin 21 binini düştüğümüzde 160 bin çocuk ya açıkta kalacak ya da istemediği bir okul türüne yerleşecek. Nakillerin ardından, hiçbir okula yerleşemeyen öğrenciler, komisyonlara mecbur kalacaklar. Böylece Zorunlu olarak meslek ve imam hatip liselerinin kontenjanlarını dolduracak bu çocuklar” diye konuştu.
 
SİSTEM KALDIRILMALI
Doluluk oranlarını bu şekildeyken, Milli Eğitim Bakanlığı'nın acil olarak Anadolu lisesi kontenjanlarını artırarak öğrencilere yeniden bir tercih hakkı verilmesi gerektiğini söyleyen Bozdoğan, şöyle devam etti: “Ayrıca tercihlerde tür ve sayı sınırlaması da kaldırılmalı. İkinci olarak Bakanlığın, okullaşma politikasının kendi siyasi beklentilerine göre değil, çocukların ilgi ve yeteneklerine göre belirlemesi lazım. Yüzde 90 Anadolu lisesi gerçeği var ve okullaşma politikasının akademik ve erişilebilir okullar olması gerekiyor. Nitekim pansiyonlu okullarda doluluk yüzde 50'yi bile bulmuyor. Çünkü insanlar erişilebilir okul talebinde bulunuyor. Yeni Milli Eğitim Bakanı'ndan talebimiz, bu ortaöğretim sistemini derhal ortadan kaldırması.”
 
BAKANLIĞIN ISRARININ TOPLUMDA KARŞLIĞI YOK
Eğitimci Alaaddin Dinçer de, “Bu sonuçlara bakarak zorlama ve dayatma yapılarak dönüştürülen liselerin kontenjanlarının boş kaldığını, bu durumun çok önceden yazılıp söylendiğini ancak Bakanlığın kendi bildiğini okuma ısrarının toplumda karşılık bulmadığını söylemek mümkün” diyerek, şu değerlendirmede bulundu:
 
“Önceki Bakan İsmet Yılmaz 8.sınıfta okuyan öğrenci sayısını 1 milyon 180 bin olarak açıklamıştı.127 bin 283 öğrenci sınav sonrası,798 bin 126 yerel yerleştirme toplamda 926 bin 209 öğrenci tercihlerine yerleştiğine göre, bir bölümü özel liselere yerleşmiş olanların dışında kalan öğrencilerin ne olacağına karar verilmek durumundadır. Özel okullara yerleşenler düşüldüğünde açıkta kalan öğrenci sayısı net olarak açıklanmalı, bu öğrencilerin ne olacağına veya ne yapacaklarına karar verilirken yapılması gereken; tercih yapmayan öğrenci ailelerinin de görüşü alınarak, bu görüşler doğrultusunda lise dönüşümlerini hızla gerçekleştirmektir. İmam hatip ve meslek liselerinde kontenjanlar boş kaldığı ya da pansiyonlarının olduğu gerekçesiyle çocukları bu liselere tercih yapmaya zorlamak “hiç kimse tercih etmediği bir okula yerleştirilmeyecek” diye verilen sözlerin tutulmaması anlamına gelecektir.
 
NAKİLLERDE PARA İSTENMEMELİ
Yerel yerleştirme de öğrencilerin 622 bin 297 öğrenci birinci ve ikinci tercihlerine yerleşirken geriye kalanlar üç, dört ve beşinci tercihlerine yerleşmişlerdir. Birinci ve ikinci tercihlerine yerleşen öğrenci sayısı oldukça yüksektir. Ancak bunların hangi liseler olduğu bilinmemektedir. Bu liselerin kontenjanlarının dolup dolmadığının açıklanması ileride bu liselere nakil yapacak öğrenciler açısından kolaylık sağlayacaktır. Geldiğimiz bu aşamada alınması gereken önlemlerden birisi de gerek nakillerde gerekse kayıtlarda velilerden hiçbir biçimde ve ne ad altında olursa olsun para istenmemesidir. Bu sürecin doğru ve sağlıklı yürütülüp yönetilmesi mağduriyetlerin yaşanmasına set oluşturacaktır. Ayrıca çocukların yüzde kaçının mahalline yakın öğrettim bölgesinde yer alan okullara yerleştiği hususu da merak edilen sonuçlar arasında önemli yer tutmaktadır. Çünkü bu modelin esası yerel yerleştirme ve eve en yakın okul tezlerine dayandırılmaktaydı.
 
Özet olarak, yanlış hesap ve plan velilerden geri döndü denilebilir. Önümüzde ki dönemde daha dikkatli ve özenli olmak, özellikle de pedagoji biliminin ilkelerini uygulamak daha sağlıklı sonuçlar elde edilmesini sağlayacaktır.”